Tefekkür nedir? Kâinatı ve kendini okumak

Tefekkür nedir, Kur'an insanı neden düşünmeye davet eder? Kâinatı ve kendimizi düşünerek okumanın anlamını ve günlük hayatta tefekkür alışkanlığını anlattık.

Maksat 114 4 dk okuma

Bir sabah pencereden doğan güneşe bakarken, bir bebeğin minicik ellerini tutarken ya da gece yıldızlarla dolu gökyüzünün altında dururken içinizde tarifi zor bir his uyanır. O an, durup düşünmeye başlarsınız. İşte bu yazının konusu tam olarak o an: Tefekkür nedir ve hayatımızda neden bu kadar önemlidir?

Günümüzde hızın ve ekranların hayatı doldurduğu bir dönemde düşünmeye vakit ayırmak giderek zorlaşıyor. Oysa Kur'an-ı Kerim, defalarca insanı durup bakmaya, görmeye ve düşünmeye davet eder.

Tefekkür nedir?

Tefekkür, kelime olarak derin derin düşünmek anlamına gelir. Manevi anlamda ise insanın kâinata, kendine ve yaşadıklarına bakarak bunların arkasındaki hikmeti, sanatı ve yaratıcıyı düşünmesidir.

Tefekkür, sıradan düşünmeden farklıdır. Sıradan düşünce çoğu zaman “bu nasıl işliyor?” sorusunda kalır. Tefekkür ise bir adım öteye geçer: “Bunu kim, neden ve hangi hikmetle yaratmış? Bu bana ne anlatıyor?” Böylece bilgi, insanın kalbine dokunan bir anlama dönüşür.

Risale-i Nur'da kâinat sık sık okunacak büyük bir kitaba benzetilir. Her çiçek, her canlı, her olay bu kitabın birer harfi ve kelimesi gibidir ve onları yazanı tanıtır. Tefekkür, bu kitabı okumanın adıdır. Bediüzzaman Said Nursî'nin Şualar içindeki Âyetü'l-Kübrâ risalesi, kâinatı baştan sona böyle okuyan bir tefekkür yolculuğu olarak bilinir.

Tefekkür, hayretle başlar. Çocuklar her şeye hayretle bakar; büyüdükçe bu hayreti kaybeder, her şeyi sıradan görmeye başlarız. Tefekkür, o kaybolan hayreti yeniden kazanmak, alıştığımız şeylerin aslında ne kadar olağanüstü olduğunu yeniden fark etmektir.

Kur'an'da tefekküre davet

Kur'an-ı Kerim'de “düşünmez misiniz?”, “akletmez misiniz?”, “ibret almaz mısınız?” gibi ifadeler sıkça geçer. Kur'an, inanmayı düşünmeyle birlikte ele alır ve insanın aklını kullanmasını ister.

Bu davetin en güzel örneklerinden biri Âl-i İmrân Sûresi'nin son ayetlerinde yer alır. Göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde akıl sahipleri için işaretler olduğu bildirilir; ardından bu akıl sahipleri tarif edilir:

Bu ayetlerde dikkat çeken bir incelik var: Tefekkür, zikirle, yani Allah'ı anmakla birlikte anılıyor. Demek ki tefekkür yalnızca akılla yapılan soğuk bir düşünme değil; kalbin de katıldığı, insanı Rabbine yaklaştıran bir ibadettir. Ayetin sonundaki “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın” sözü de tefekkürün insanı nereye götürdüğünü gösterir: her şeyin bir anlamı ve gayesi olduğu bilincine.

Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine yatarken Allah'ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler ve “Rabbimiz, sen bunu boşuna yaratmadın” derler.

Âl-i İmrân Sûresi, 191

Kâinatı ve kendini okumak

Kur'an bazen insanın gözünü dışarıya çevirir. Ğâşiye Sûresi'nde (17–20. ayetler) devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine ve yeryüzünün nasıl yayıldığına bakılması istenir. Her gün gördüğümüz, alıştığımız için artık fark etmediğimiz şeyler, aslında birer hayret vesilesidir.

Bazen de Kur'an insanın gözünü kendi içine çevirir. Zâriyât Sûresi'nde (20–21. ayetler), yeryüzünde kesin inananlar için işaretler olduğu, bunların insanın kendi nefsinde de bulunduğu bildirilir ve “Hâlâ görmüyor musunuz?” diye sorulur.

Gerçekten de insan, kendi başına bir tefekkür kitabıdır. Kalbimizin biz farkında olmadan atması, gözümüzün renkleri ayırt etmesi, hafızamızın yılları saklaması… Kendimizi düşünmek, bizi yaratanı tanımanın en yakın yollarından biridir.

Tefekkür için uzak diyarlara gitmeye gerek yoktur. Bir elmanın küçücük bir çekirdekten nasıl bir ağaca dönüştüğünü, mevsimlerin her yıl şaşmadan nasıl değiştiğini, bir anne kalbindeki şefkatin nereden geldiğini düşünmek bile insanı derin bir hayrete götürür.

Tefekkürün insana kazandırdıkları

Tefekkür imanı güçlendirir. Bir şeyin arkasındaki sanatı ve hikmeti gördükçe, Allah'ın isimlerini kâinatta okumaya başlarız. Bu da taklidî bir inanıştan, düşünerek ve görerek kazanılan sağlam bir imana doğru yol almamızı sağlar.

Tefekkür şükrü artırır. Alıştığımız nimetleri yeniden fark etmek, onların değerini anlamamızı sağlar. Tefekkür aynı zamanda insana huzur verir; olaylara yalnızca dış yüzüyle değil, hikmet tarafıyla bakmayı öğretir. Sıkıntılarda sabrı, sevinçlerde şükrü kolaylaştırır.

Özellikle gençler için tefekkür, ekranların hızlı akışında kaybolmamanın bir yoludur. Bu konudaki düşüncelerimizi dijital çağda gençlik ve maneviyat yazımızda paylaştık.

Tefekkür, insanın kendi hayatına da bakmasını sağlar. Gün içinde yaşadıklarımızı, sözlerimizi ve davranışlarımızı düşünmek; nerede hata yaptığımızı, neye şükretmemiz gerektiğini fark ettirir. Bu iç muhasebe, insanı her gün biraz daha olgunlaştırır.

Günlük hayatta tefekkür alışkanlığı

  • Her gün birkaç dakikanızı telefonsuz, sessiz bir düşünmeye ayırın.
  • Yürüyüşlerde etrafınıza dikkatle bakın; bir ağaç, bir kuş, bir bulut üzerine düşünün.
  • Yemekten önce önünüzdeki nimetin size ulaşana kadar geçtiği yolu hatırlayın.
  • Gün sonunda o gün fark ettiğiniz bir güzelliği ya da ibreti bir deftere yazın.
  • Kur'an okurken bir ayeti seçip gün boyunca üzerinde düşünün.
  • Risale-i Nur'dan kısa bir bölüm okuyup gördüğünüz bir varlığa o gözle bakmayı deneyin.
  • Bu önerilerin hepsini birden uygulamanız gerekmez. Size en yakın geleni seçin ve bir hafta boyunca deneyin. Zamanla, tefekkürün bir görev olmaktan çıkıp hayatınızın doğal bir parçasına dönüştüğünü göreceksiniz. Hatta bir süre sonra, eskiden önünden geçip gittiğiniz şeylerin size yeni yeni şeyler anlattığını fark edeceksiniz.

Birlikte düşünmeye davet

Tefekkür bir anda kazanılan bir beceri değil, zamanla gelişen bir alışkanlıktır. Küçük adımlarla başlamak ve devam etmek yeterlidir. Kur'an'ı anlayarak okumak da bu alışkanlığın en güzel destekçisidir; bu konuda Kur'an'ı anlayarak okumak yazımıza göz atabilirsiniz.

Bursa'daysanız her salı ve cuma günü Altınşehir'deki merkezimizde yaptığımız umumi derslerde birlikte okuyor, birlikte düşünüyoruz. Uzaktaysanız YouTube'daki derslerimiz ve mini belgesellerimiz size eşlik edebilir. Sorularınız için her zaman bize ulaşabilirsiniz.

Bugün bu yazıyı bitirdiğinizde birkaç dakikanızı ayırın, pencereden dışarı bakın ve gördüğünüz ilk şey üzerinde düşünün. Belki de tefekkür yolculuğunuz tam bu anda başlar.

Sıkça sorulanlar

Tefekkür ile düşünmek arasında fark var mı?

Tefekkür, bir şeyin yalnızca nasıl işlediğini değil, onu kimin ve hangi hikmetle yarattığını da düşünmektir. Bu yönüyle bilgiyi kalbe dokunan bir anlama dönüştürür.

Kur'an'da tefekküre davet eden ayetler hangileridir?

Âl-i İmrân Sûresi 190–191, Ğâşiye Sûresi 17–20 ve Zâriyât Sûresi 20–21. ayetler en bilinen örnekler arasındadır.

Tefekkür alışkanlığı nasıl kazanılır?

Her gün birkaç dakikayı sessiz bir düşünmeye ayırmak, etrafa dikkatle bakmak ve fark ettiklerinizi not almak iyi bir başlangıçtır. Düzenli devam etmek en önemli adımdır.

Bu konuları birlikte konuşalım

Salı ve cuma günleri Altınşehir'deki merkezimizde herkese açık derslerimize bekleriz. Merak ettiğiniz bir şey varsa bize yazın ya da arayın.